Latifi Projesi

Proje Hakkında

Bu proje, Washington Üniversitesinde halen geliştirilmekte olan yeni dijital araç ve yöntemleri kullanarak Laṭīfī Tezkire’sinin 1546 tarihli orijinal nüshasının dijital baskısının oluşturulmasını sağlayacaktır. Laṭīfī Tezkire’sinin tek modern baskısı, Āşıḳ Çelebi’nin Meşā’irü’ş-Şu’arā’sının ortaya çıkışından yaklaşık 8 yıl sonra 1574’te sona erdiği düşünülen ve  büyük ölçüde yeniden yazılmış nüshaya dayanmaktadır. Bu bağlamda proje, Osmanlı edebiyatının gelişimine katkı koyan yayın tarihinde ciddi bir boşluk dolduracak ve Osmanlı nesir üslubunun tarihi hakkında yeni çalışmalar yürütecektir.

Bu proje, Newbook Digital Texts sorumluları Prof. Dr. Walter G. Andrews ve Prof. Dr. Sarah Ketchley’in yardımıyla geliştirilmektedir.

Proje Yürütücüsü   Doç. Dr. Ayşe Tarhan

Projenin Hedefleri

Latīfī Tezkiresi, edebiyat tarihi, edebiyat eleştirisi ve bir edebî eser olarak önemli ve temel bir kaynaktır. Laṭīfī Tezkiresi’nin iki farklı versiyonu bulunmaktadır. 1546’da Laṭīfī’nin mü’ellif hattı olarak elde bulunan nüshası üzerinden bir çalışma yoktur ve mevcut nüshalar arasındaki anlatım farklılıklarını sergileyen üslûp gelişimi üzerinde de durulmamıştır. Bugün eserin tenkitli neşri olarak bilinen ve basılmış olan çalışma, araştırmacılar tarafından, Laṭīfī Tezkiresi’nin 1546 tarihli orijinal metniymiş gibi algılanmakta ve bu büyük yanılgı ile eser Osmanlı edebiyatının temel kaynakları içinde yerini almaktadır. Böylece, Laṭīfī Tezkiresi üzerine yapılan araştırmalar (makaleler, tezler), yanlış sonuçlara varılmasına sebep olmaktadır. Oysa iki farklı dönemde kaleme alınan iki farklı nüsha, 16. yüzyıl Osmanlı sosyal hayatının 28 yıl ara ile iki farklı döneminin değişen yaşam tarzını, eğlence dünyasını, zevklerini, estetik algısını ve insan profilini temsil etmesi açısından, iki farklı temel kaynak olma özelliğine sahiptir. Bu farklar, basılmış tenkitli metin nedeniyle yine araştırmacıların dikkatinden kaçmaktadır. Bu proje ile nesir, üslûp ve tezkire tarihine ışık tutacak olan 1546 tarihli Laṭīfī Tezkiresi’nin transkripsiyonlu dijital metni, bir temel kaynak kimliğiyle Osmanlı araştırmalarının dikkat ve hizmetine sunulacaktır.

Projenin ilk aşamasında Laṭīfī Tezkiresi’nin H.953/1546 tarihli yazmasının (hem Latin harfli hem de Osmanlı/Arap harfli) transkripsiyonlu bir dijital kitabının oluşturulması suretiyle bütün araştırmacıların güvenle başvuracağı sağlam bir temel kaynağın üretilmesi sağlanacaktır. Bu amaç doğrultusunda projenin ilk aşamasında hedeflenen Laṭīfī Tezkiresinin 1546 tarihli yazmasının hem Latin transkripsiyonlu hem de Arap harfli üstmetinsel dijital kitabı online olarak yayınlanacaktır.

Latifi Projesinin ikinci aşaması Osmanlı nesir geleneğinin bilgisayar destekli üslûp incelemesidir. Bilgisayar destekli üslûp incelemesi açısından bütün dilleri dikkate aldığımızda İngilizce merkezli bazı araçlara ya da programlara ulaşılabilmektedir, ancak Türkçe’ye ya da Osmanlıca üzerine bir program ya da araç geliştirilmemiştir. Bu, tarihi diller içinde yeri küçümsenemeyecek olan Türkçe için büyük bir eksikliktir. Latifi Projesi, bu eksikliğin kapatılması için atılan büyük bir adım olacaktır.

16. Yüzyıl Osmanlı Nesir Geleneği ve Üslûp İnceleme Aracı Latifi

Latifi Tezkeresi’nin iki büyük versiyonundaki üslûp farklılıkları ve Âşık Çelebi’nin Meşâ’irü’ş-Şuarâ ile ilişkisi üzerine örnek bir inceleme

İki tezkire nüshası üzerine projenin ilk aşamasında yapılan ön çalışmaların genişletilmesi  ve geliştirilmesine dayanılarak oluşturulan nesir geleneği Üslûp İnceleme Aracı Latifi ile 16. yüzyılın ikinci yarısında tarihi bir üslûp değişikliğinin kanıtı olarak bilgisayar destekli kapsamlı bir çalışma yapılması planlanmaktadır. Bu aşamada, Laṭīfī Tezkiresi’nin iki önemli nüshasındaki üslûp farklılıklarını ve bu farklılıkların Âşık Çelebi’nin Meşâ’irü’ş-Şuarâ’sı ile olan ilişkisi üzerine Üslûp İnceleme Aracı Latifi ile bir karşılaştırma ve değerlendirme yapılacaktır.

Washington Üniversitesi Newbook Project altında Baki Projesi kapsamında üretilen Kâtib/Scripe programında metin hem Latin harfli transkripsiyonuna hem de Arap Harfli transkripsiyonuna dönüşmektedir. Dolayısıyla, çalışmanın ilk aşamasında örneklem alınan her iki tezkire geridünüşebilir Kâtib/Scripe aracılığıyla bir üstmetin olma özelliği kazandırılır. Böylece metinler “Latin/Arap harfleriyle transkripsiyonunu/çevriyazısını” ve metnin “dijital indeksini”, “bağlamlı dizinini” ve “analizlerini” bir arada vererek üslûp inceleme programları tarafından “incelenebilir” bir şekilde çok boyutlu internet temelli üstmetinsel bir metne dönüşür.

Latifi Projesi kapsamında oluşturulacak nesir geleneği çözümleyebilecek olan Üslûp İnceleme Aracı Latifi dört ana bölüm altında iki farklı seçenekle oluşacaktır. Dört ana bölümün ilki “Kelime İnceleme Seçeneği”, ikincisi “Söz Dizimi İnceleme Seçeneği”, “Morfoloji İnceleme Seçeneği (cinas, tevriye vb.)” ve son olarak “Fonoloji İnceleme Seçeneği (Assonans, Aliterasyon vb.)” olması planlanmaktadır.  Bu seçenekler de hem tek bir metne hem de birden çok metne uygulanabilir bir özelliğe sahip olacaktır. Programda kelimelerin uzunluklarını ölçen harf sayıları verilerine, köken verisine, farklı kökene dayanan kelimelerin de kendi içinde kategorilerine, kelimelerin birbiri ile ilişkilerini gösteren dağılımlarına ve ekler aracılığıyla anlamsal birlikteliği oluşturan yapı analizlerine ulaşılacaktır. Araç, ulaşılan verileri farklı grafikler aracılığıyla sunacak ve onların sayısal çıktılarını oluşturacaktır.

Tezkire Yazarı Latifi

Laṭīfī Âşık Çelebi’nin Meşâ’irü’ş-Şuarâ’sında, Meşâ’irü’ş-Şuarâ İstanbul Millet Kütüphanesi Ali Emîrî Tarih 34 Ae Tarih 772, 42a.

Laṭīfī (1491-1582), Osmanlı’nın altın çağı olarak kabul edilen 16.yy.’da yaşamış bir Osmanlı bürokratı ve aydınıdır. Laṭīfī ile ilgili yeterli bigi bulunmamaktadır. Laṭīfī, kökeninin Fatih dönemi şairlerinden Hamdi Çelebi’ye dayandığını söyler. Yazar Kastomonulu olup Kastamonu’nun Hatipzadeler adındaki köklü bir ailesinden gelmektedir. Eğitimi ile ilgili bir kayıt bulunmamaktadır. Kendisinin aktardığı bilgiye göre yazar, iyi eğitim almıştır. 35 yaşlarında iken İstanbul ile ilgili yazdığı risale sayesinde Avrupa’da katipliğe atanır. Belgrad’ta, Ebū Ensārī Vakfı’nda, Rodos Kanuni İmareti Katipliğinde görev alır. Laṭīfī 80’nine yaklaşırken hālā bir bürokrat olarak devlet kadrosunda yer almakta ve Mısır’da yaşamaktadır. Hayatının son yıllarında İstanbul’a dönse de tekrar Mısır’a, oradan da Yemen’e geçmeyi planlar, ancak Yemen’e yaptığı gemi yolculuğunda gemisinin batması sonucunda 90’lı yaşlarda boğularak vefat eder.

Latifi Tezkireleri

Şair tezkireleri, şair biyografileri ve onların eserleri ile ilgili bilgileri kendine has bir tarzla okura sunan İslam kültürüne ait bir türdür. Arapların tabakat adını verdikleri bu çalışmalar, öncelikle hadislerin unutulmaması için üretilmiştir. Hadislerin unutulmaması gayesiyle oluşan bu tür, zamanla farklı alanlardaki şöhrete sahip kişilerin de unutulmaması için başvurulan bir yöntem olagelmiştir. Şairlerle ilgili bilgi veren tabakat sistemi, tezkire adı ile İran’a, Âli Şîr Nevâyî ile de Türk kültürüne geçmiştir. Anadolu sahasında ilk tezkireci (1538) Sehî Bey’dir. Bu ilk tezkirenin ardından sekiz yıl sonra yazılmış olan Laṭīfī’nin Tezkire’si (1546) gelmektedir. Anadolu sahasında Sehî Bey’in başlattığı tezkire geleneği 19. yüzyıla kadar devam etmiştir. Bu geleneğin en önemli temsilcisi ve hatta öncüsü Laṭīfī’dir. Laṭīfī, tezkiresini ilk olarak 1546’da tamamlar ve dönemin padişahı Kanûnî Sultan Süleyman’a sunar. Bu dönemde yazılmış ve Laṭīfī Tezkiresi’ni temsil eden en eski yazma, Kayseri Râşid Efendi Kütüphanesi, Yazma Eserler Bölümü, 1160 demirbaş numarasında kayıtlı olan nüshadır. Bu nüshanın hâtime bölümünde 300 şairin esere dahil edildiği belirtilir. Laṭīfī, 1546 tarihinde bu eseri tamamladıktan sonra kabuğuna çekilmez; zaman zaman çeşitli notlar alarak, tezkiresini yeniden ele almaya karar verir ve 1574 ile 1575’te tezkiresinin yeni nüshalarını okuyuculara sunar. Bu tezkire nüshaları özgün birer metin olarak değerlendirildiğinde, iki farklı dönemde kaleme alınan bu yazmalarda, yeni tezkire maddelerinin yer aldığı; madddelerin ve tezkire bölümlerinin genişletildiği, ve bunlara ilaveten yazarın dilinde ve üslûbunda önemli bir farklılaşmanın olduğu görülür. Yeni Laṭīfī Tezkiresi’ni temsil eden nüshalardan bütünsel görünüme sahip olanı ise  Süleymaniye Kütüphanesi, Hâlet Efendi koleksiyonundaki 342 numaralı yazmadır.

 

 

 

These works are licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.

Exit mobile version